Şeker Hastalığı

Şeker Hastalığı

Hayatımızda, kaybetmeden önce değerini bilmemiz gerekenler arasında en önde sağlığımız gelmektedir. Sadece sağlığımıza zarar geldiği zaman bunun değerini ve önemini anlamış olmamız bize bu hayatta hiçbir şey kazandırmaz. Şeker hastalığı da bu hastalıklar arasında sağlığımıza doğrudan etki ederek, hayatımızı olumsuz şekilde etkileyen rahatsızlıkların başında gelmektedir. Hastalığın belirtilerini iyi bir şekilde kavramaz ve tedavisini zamanında uygulayamazsak hastalık ilerleyerek hayatınızı tehlikeye atabilir.

En Çok Okunanlar

Şeker Hastalığı Nedir?

Vücudun pankreas bölgesinden salgılanmakta olan insülin hormonunun yetersiz olması veya insülinin yarattığı etkiye dokuların direnç göstermesi sonucunda kanın şeker oranının yükselmesi ile gözlemlenen ve kişide ömür boyu sürmekte olan bir hastalıktır.
Besinler, vücuda girdikten sonra kana karışarak yakıt olanları şekere çevirmek için parçalara ayrılırlar. Şeker salgılamak için parçalanan bu besinler kana karışır ve kandaki şeker oranını arttırmaya başlarlar. Sağlıklı insanlarda bu durum kana karışan şekerin pankreas üzerinden salgılanan insülin hormonunun yardımıyla hücrelere aktarılır.

Şeker hastası olan kişiler ise insülin eksikliği veya yetersizliği sebebi ile şekeri hücrelere sağlıklı bir şekilde aktaramaz ve kandaki oranı yükselmeye başlar. Kan şekerinin belirli bir oranı geçmesi sonucunda kana alınan bu şeker idrar ile atılmaya başlar. İdrarın içindeki şeker oranının da artması ile birlikte küçük tuvalet ihtiyacının sıklıkla olması ve aşırı susama gibi sorunlar ortaya çıkmaya başlar.
İnsülin eksikliği ya da yetersizliğinden dolayı hücreler gerekli glikozu işleyemezler. Vücudun ihtiyacı olan enerji proteinlerden elde edilmeye başlar ve bu durum sonucunda şeker hastası olan kişiler protein kaybından dolayı zayıflamaya başlarlar.

Eğer şeker hastalığı nedir diye kısaca açıklamak gerekir ise bu durumu şu şekilde açıklayabiliriz. Şeker hastalığı olmayan kişilerin kan şekeri oranları aç oldukları durumlarda 120 mg/dl, tok oldukları durumlarda 140 mg/dl olarak belirlenmiştir. Aç ve tok olduğu durumlarda kan şekerinin ölçümlerinde bu değerlerin üstünde değerler görülürse şeker hastalığı varlığına işarettir.

Tip 1 Diyabet

Şeker hastalığına sahip olan kişilerin %5 ile %10’unun yakalandığı şeker hastalığı tip 1 diye adlandırılır. Bu tür kişilerde insülin üretimi yetersizdir ya da tamamen yoktur. Tip 1 şeker hastalığı olan kişilerin yaşamları için insülin vazgeçilmez bir ilaçtır.
Tip 1 şeker hastalığı nedenleri arasında pankreasa zarar veren virüsler, kalıtım, vücudun savunma sisteminde ortaya çıkan ve pankreastaki insülin üreten hücrelerin zarar görmesi yer alır.

Tip 2 Diyabet

Kişiler şeker hastalığı tip 2 sahibi olduğu durumlarda insülin üretebilirler. Fakat ürettikleri bu insülin hedef dokularda verimli olarak kullanılamaz haldedir. Tip 2 diyabet, Tip 1'e göre daha yaygın bir şekilde görülmektedir. Şeker hastalığından muzdarip kişilerin %90'lık bir kısmı Tip 2 şeker hastasıdır.
Tip 2 şeker hastalığı nedenleri arasında obezite, kalıtım, gebeliğe bağlı şeker hastalığı gelişimi, 4.5 kg’dan ağır bebek doğurmak, stres ve hipertansiyon yer alır.

Şeker Hastalığı Belirtileri

Yaşadığınız bazı ufak gözden kaçan durumlar şeker hastalığı belirtileri arasında yer alıyor olabilir. Hastalık birçok farklı sendromu yanında getirebildiği için bu belirtiler çoğu zaman şeker hastalığını akıllara getirmeyebilir. Başlıca şeker hastalığı belirtileri aşağıda belirtilen ve kabul edilmiş durumlardır:

  • Sık idrara çıkma
  • Aşırı susama
  • Bulanık görme
  • Halsizlik ve bitkinlik
  • Ani kilo kaybı
  • Acıkma hissinin artması
  • Mide Bulantısı
  • Kusma
  • Nefes kokusu
  • İdrar yolu enfeksiyonu
  • Adet düzensizliği
  • Kuru cilt ve kaşıntı
  • Yaralanmaların uzun süre sürmesi

Yukarıdaki belli başlı belirtiler dışında en sık karşılaşılan ve dikkat edilmesi gereken iki belirti ise sık idrara çıkma ve bulanık görme durumlarıdır.
Sık idrara çıkma: İdrar giderme hissi devamlı olarak mevcut olur. Bunun sebebi, kan şekerinin yükseldiği zaman emici özelliğini kaybetmesi ve işlevini yerine getirememesidir. Bu yüzden idrar yolu ile fazla şeker vücuttan atılmaya çalışılır. Genelde kan glukozu 180 mg’a geldiği zaman idrar ile glukoz atılmaya başlanır. Uzun yıllar diyabet olan kişilerde bu oranlar daha fazla yükselmeden idrarda glukoz bulunmayabilir. İdrar ile vücuttan atılan şeker sırasında s da atılır. Bu yüzden ortaya çıkan sıvı kaybından dolayı aşırı susama hissi de başlar. Belirtisi genelde ağız kuruluğu olarak kendisini göstermesidir.

Bulanık görme: Bulanık görme belirtisi de susuzluk anında gözdeki glukoz ve su seviyelerinin ani değişimleri ile alakalıdır. Hücreler yakıt maddesi olan glukozu yeterli olarak alamadığı için halsizlik ve bitkinlik problemleri başlar. Yakıtı yeniden üretebilmek için vücut yağları yakmaya başlar ve bu yüzden kilo kaybı ile birlikte sürekli bir açlık hissi başlar. Yağ hücreleri bozulmaya başlayınca da ketonlara dönüşümü başlar.
Ketonlar idrar ile vücuttan uzaklaştırılır. Kan şekeri yükseliyor ise, cilt üzerindeki enfeksiyonlarda da artış gözlemlenir. Aşırı yüksek olan glukoz seviyesi sinir üzerinde hasara da yol açacağı için özellikle gece saatlerinde ayak bölgelerinde ağrılar ve kramplar ortaya çıkar. Şeker hastalığına doğrudan etki eden diyet, alkol ve sigara, stres, ve kullandığınız ilaçlara dikkat etmelisiniz. Kan şekeri seviyesini doğrudan etkileyen bu durumları sık ve periyodik olarak gerçekleştireceğiniz kan şekeri testleri ile kontrol altında tutabilirsiniz. Böylelikle kan şekerinizin oranına göre uygun tedavi uygulayabilirsiniz.

Şeker Hastalığı Ameliyatı

Hastaların kontrol etmekte güçlük çektikleri ve şeker hapları ile uygulanan insülin tedavilerine rağmen kan şekerinin yüksek çıktığı durumlarda şeker hastalığı ameliyatı etkili olabilmektedir. Şeker hastalığı için tedavi yöntemlerinin arasında artık en etkili olanlarından birisi olarak bu ameliyat kabul edilmektedir. Operasyondan sonra, hastalar sadece şeker hastalığından değil, yüksek tansiyon ve kolesterol gibi rahatsızlıklardan dolayı almak zorunda oldukları ilaçları da bırakırlar.

Ameliyat kısaca bağırsak sistemindeki bir yer değiştirme tekniği ile kişilere uygulanır. İnsülin hormonunun ön kısmında yer alan doku direnci ortadan kaldırılır. İnce bağırsakların besinler ile temasındaki gidişatı değiştiren birtakım teknikler uygulanır. Şeker hastalığı ameliyatı sonrasında GLP-1 isimli hormonun salgısı daha sağlam şekilde uyarılmaya başlar. GLP-1, pankreasda insülin üretiminde etkin olan beta hücrelerin sayısını çoğaltır ve hücrelerin insülün üretme kapasitelerini yükseltmeye başlar. GLP-1 hormonunun sentetik türevleri şeker hastalığının tedavisinde ilaç olarak da kullanılmaktadır. İlaç sayesinde uygulanan tedaviye ek bir destek olarak kullanılır. Ameliyat ile hastalıktan ve ilaçlardan kurtulma oranları %95 olarak görülür.