Şekersiz Şeker Hastalığı

Olağanüstü susama duygusu, sık ve bol işeme ile kendini belli eden, az rastlanan süreğen bir hastalık (diabetes insipidus). Bu belirtiler ve isim benzer ligi dışında, şeker hastalığı (diabetes meüitus) ile hiç bir ilişkisi yoktur.

Hastalığın nedeni kafatası tabanında bulunan hipofiz bezinin arka kesiminde salgılanan vazopressin (sidik kesici hormon) yetersizliğidir. Kanda dolaşan bu hormonun görevi, suyun böbrek borucuklarından geri emilimini sağlamaktır. Bu hormon olmazsa su sürekli olarak sidikle atılır.

Böbreklerin 24 saatte kandan süzdükleri sıvı miktarı 180 litre kadardır. Bu süre içinde atılan sidik miktarı ise bir ya da iki litredir. Demek ki suyun geri emilimi azalırsa, böbrekten geçen sidik miktarı artar. Aşırı sidik atımı bazı koşullarda söktürücü ilaçların (diüretik) etkisi ile olur. Bazı durumlarda ise, dokularda ve kanda aşırı su olduğu halde kandaki sidik kesici hormon oranının düşmesi sonucunda gerçekleşir. Kandaki su yoğunluğu artınca hipofiz daha fazla sidik kesici hormon salgılayarak böbrek borucuklarından daha çok suyun emilmesini sağlar.

Şekersiz şeker hastalığında olduğu gibi, vazopressin yetersizliği söz konusu, ise aşırı işeme görülür. Hasta günde otuz litre kadar sidik atar. Böyle korkunç bir su yitirimi ardından şiddetli bir susuzluk başlar ve ancak yitirilen miktarda sıvı alınmasıyla doyulur. Tedavi olunmazsa, hastanın huzursuz bir durumu olur. Yaşantısı su içmek ve işemekle geçer. Su bulunması olanaksızsa sıvı kaybı kurumaya ve kan yoğunluğunun artmasına (hemokonsant rasyon) yol açar. Bu da baş ağrısı, kas ağrıları ve halsizlikle belirlenir. Su yokluğu ilerledikçe dolaşım düzensizlikleri ve şok görülür. Organik bir hastalık belirtisi vermeyen şekersiz şeker hastalığı, genellikle hipofizdeki küçük bir kusurdan ileri gelir ve çoğunlukla kalıtıma bağlıdır. Özellikle genç erkek erişkinlerde sık görülür. Hastalık çoğunlukla sinsidir.

Şekersiz şeker hastalığı hipofizin, hipofize yakın beyin bölümlerinin ya da hipofizin bağlı bulunduğu hipotalamusun zarar görmesi ile de ikincil olarak ortaya çıkabilir. Bu zararlar kafanın, özellikle kafatası tabanının hızla bir yere vurulması ile ya da kaza ile ameliyat sırasında olabilir. Beyin ve kafatası tabanındaki oluşumların urları hipofize basınç yaparak ya da işlevliğini etkileyerek vazopressin salgılanmasını azaltabilirler. Frengi ve verem gibi bazı hastalıklar da zararlar doğurabilirler.

Hastalığın tedavisi, eksik hormonu sağlam akla ya da etkenlerin giderilmesi ile olur. Örneğin ur varsa alınır, bulaşıcı hastalıklar tedavi edilir. Vazopressin hormonu iğne ile yağda eritilmiş olarak verilir. Bir kas içi enjeksiyonu, aşırı işemeyi ve susuzluğu 36-48 saat için önler. İlaç kas içinde yavaş yavaş emilerek kana karışır.

Hastalar kolaylıkla kendilerine iğne ile hormon vermeyi öğrenirler (şekerli şeker hastalarının kendilerine iğne ile ensülin yapmaları gibi). Bunun dışında hayvanlardan elde edilen arka hipofizin toz durumuna getirilerek enfiye gibi çekilmesi uygulamada kolay olmaktadır. Bu toz günde iki ya da üç kez çekilirse kas içi enjeksiyona gerek kalmaz. Ancak sürekli buruna çekilmede, burun iç yüzü zedelenmekte, bazı kimselerde ise hipofiz tozu yabancı protein olarak aşırı duyarlılığa neden almaktadır. Bu nedenle, özellikle hastalığın hafif durumlarında, lizin8vasopressin denilen bir ilacın buruna püskürtülmesi yararlı olmaktadır.

Tiyazid grubu bazı sidik söktürücü ilaçlar, şekersiz şeker hastalarında sidik miktarını azaltmaktadır Bazı hafif durumlarda hidroklortiyazid haplarının her gün kullanılması işemeyi yarıya kadar indirebilmektedir. Ayrıca şekerli şeker hastalığında kullanılan klorpropamit adlı ilaç şekersiz şeker hastalarında işemeyi azaltıcı etki göstermektedir. Bu ilaç yalnız başına, ya da vazopressine yardımcı olarak kullanılmaktadır.

Şekersiz şeker hastalığının vazopressin yetersizliğine değil de böbrek borucuklarının bu hormona cevap vermemesine bağlı bir türü de vardır. Bu türü böbrek kökenli şekersiz şeker hastalığıdır. Çoğunlukla küçük çocuklarda görülür. Bu çocuklara, fazla işediklerinden su be bekleri denir. Hasta çocuklarda iğne yolu ile yapılan vazopressin tedavisi çok az olumlu sonuç verir. Bazı durumlarda hidroklortiyazid verilmesi daha iyi sonuç verir. En iyi tedavi, yitirilen sıvı miktarını karşılayacak oranda sıvı verilmesidir.

Şekersiz şeker hastalığı ile karıştırılabilecek başka bir durum da ruhsal bir rahatsızlık olan ve ruhsal şekersiz şeker hastalığı (polidipsi) denilen durumdur. Burada da aşırı su gereksinmesi ve işeme vardır. Bu hastalar su içmekten büyük bir tat duyarlar. Çok su içmenin doğal sonucu olarak da fazla işerler. Hastalığın tedavisi ancak bir ruh hekimi tarafından yapılabilir.


Yorum Yaz
İsim (*)
Şehir
Güvenlik Kodu (*)
Yorumunuz (*)

(*) işaretli alanların doldurulması zorunludur.
Yorumlar (1)
yasemin
07.02.2013 22:00
1995 yılında kraniofarangioma ameliyatı geçirdim.o günden beri şekersiz şeker hastasıyım. 24 yaşındayım ve bu zor bir hastalık.allah düşmanıma bile vermesin.hele ilacını unuttuğunda ki o huzursuzluk hissi çok kötü.