Şeker Hastalığı
Diyabet yaralarına çözüm

Diyabet yaralarına çözüm

İyileşmeyen diyabet yaraları için çözüm arayanlar, öncelikle bu yaraların oluşmasını engellemek zorundalar. İşte size bir kaç ipucu.
5.0 (2 oy)

Diyabet, günümüzde artık her beş kişiden birinde görülen, vücutta insülin hormonunun üretilmemesi, eksik üretilmesi ya da üretilen hormonun vücut tarafından doğru bir şekilde sentezlenerek kullanılmaması sebebiyle oluşan tıbbi bir sorundur. İnsan metabolizması ile ilgili olduğundan, edinildiğinde bir ömür boyu kontrol gerektiren bu hastalık, vücudumuz glikozu başarıyla kana karıştıramadığı durumda ortaya çıkar. Daha detaylı açıklamak gerekirse; yediğimiz besinlerdeki glikoz (basit şeker) pankreas tarafından sağlanan insülin hormonu yardımıyla parçalanıp kana karıştırarak enerjiye çevrilir ve böylece de kan şekerinim olması gereken düzeyde tutularak yükselmemesi sağlanmış olur.

Pankreasın yeterli düzeyde insülin sağlayamadığı durumlarda diyabet problemi ortaya çıkar.
Diyabeti olan hastaların tedavi süreçleri diğer hastalıklara nispeten daha kapsamlıdır. Zira diyabet hastaları sadece ilaç tedavisi ile hastalıklarına çare bulamazlar. Zaten daha önce de belirttiğimiz gibi hastalıklarının tam bir çözümü de yoktur. Onlar artık yaşam düzenlerini belirli saat ve seçimlerle yemek yeme, içme, egzersiz yapma ve ilaç kullanma şeklinde oluşturup, bu düzene göre hayatlarına devam etmek zorundadırlar. Bunun dışında diyabetin getirdiği en temel sorumluluk diyabet iğnesi ve uygulamasıdır. Diyabet hastaları şekerli yiyecekler tükettiklerinde vücutta o şekeri dengede tutacak kadar insülin hormonu üretilmediğinden, bu insülin hormonunun harici yollarla almaları gerekmektedir. Dolayısıyla, şekerli ve de karbonhidrat grubuna dahil besinlerden kaçınma gereksinimi ile birlikte bir de günün belirli saatinde insülin iğnesi yapmaları gerekir. İğnenin dozunun, nasıl yapıldığının öğrenilmesi, sürekli yanında taşınması, uygun ortamlarda saklanması, iğne saatinin kesinlikle geciktirilmemesi gibi konular şüphesiz ki insanların günlük hayatını bölen ve alışılması zor olan durumlardır.

Fakat ne yazık ki az evvel aktardıklarımız, diyabet hastalarının yaşadıkları zorluklardan sadece en basit ve ilk akla gelenleri. Hastalığın bir diğer olumsuz etkisi de damarlara olan etkisidir. Diyabet hastalarının yarıya yakını damar tıkanıklığı, kan dolaşımı ve sinir bezleri problemleri ile de savaşmaktadırlar. Hastalık esnasında genelde ayaklara ulaşan damarların bazılarında tıkanıklık meydana gelebilir. Bu durumda ayaklar vücuttan halen hayatta olduklarına dair bir sinyal alamadıkları için hücreler ölür ve yaralar meydana gelir. Diyabetik yara adını verdiğimiz bu yaraların tedavilerinde kan dolaşımını arttırmaya yönelik uygulamalar ve damar tıkanıklığını açarak damarı rahatlatma işlemleri uygulanır. En son raddede olan ve artık başka bir diyabetik yara çözümü bulunmayan durumlarda ise ampütasyon dediğimiz, yaralı uzvu keserek vücuttan ayırma işlemi ile gerçekleştirilir. Bu işlem ile iltihabın başka bir uzva ulaşmadan vücuttan atılması amaçlanır.

Diyabet sebepli oluşan yaralar, şu an insanoğlu tarafından uğraşılan en kronik yaralardır. Tedavisi zorlu olsa da, diyabetik yara çözümü için atılabilecek birkaç adım olarak şunları sayabiliriz; rahat ayakkabılar giyme, ayak bakımına özen gösterme; zaman zaman masaj yaparak bölgeyi uyarma, ayak kesik ve yaralarına acilen müdahale ederek tedavi uygulama ve ayaklarda hissizlik gibi durumları yok saymayarak hemen tıbbi kontrole gitme. Tabii ilk olarak diyabet ciddiye alınarak tedavisi en uygun şekilde gerçekleştiriliyor, yeme düzeni ayarlanıyor olmalıdır. Bu sayede kan şekeri yükselmez ve hastalığın damarlara olan olumsuz etkilerinin önüne geçilir.

Henüz tam tedavisi bulunmayan sorun için en güncel araştırma ise İsveç bilim insanlarından geliyor. İsveç Umea Üniversitesi’nden uzmanların araştırmalarına göre normal yaralarda iyileşmeyi hızlandırma rolü oynayan plazmojen adlı bir proteinin diyabetik yaralarda daha az ortaya çıktığı görülüyor. Dolayısıyla diyabetik yaralarda dışardan bu proteinin vücuda enjekte edilmesi ile yara iyileşme sürecinin hızlanması ve desteklenmesi amaçlanıyor.