Şeker Hastalığı
Şeker hastalığı ve hamilelik süreci

Şeker hastalığı ve hamilelik süreci

Diyabetli kişilerin gebelik süreci içerisinde çeşitli özel durumlar oluşmaktadır. İlgili yazımızda bu durumlardan bahsediyoruz.
5.0 (2 oy)

Diyabet pankreasın yeterli insülin üretememesi veya vücudun ürettiği ünsilini yeterli kullanamaması sonucu oluşan ve ömür boyu devam eden kronik ve insülin üreten hücrelerih azalması ile devam eden bir hastalıktır. Normal metabolizma da besinler, vücudun başlıca besini olan glukoza(şeker) bağırsaklarımızda parçalanır. Daha sonra bu glukoz bağırsaklardan kana geçer ve kandaki şeker düzeyini yükseltmeye başlar. Sağlıklı bireylerde kana geçen glukoz pankreastan salgılanan insülin hormonu yardımıyla hücrelerin içine taşınır. Şayet insülin hormonu vücudumuzda olmazsa veya etkisi bozulmuş ise şeker hücrenin içine taşınamayacağı için, glukoz kanda artarak şeker hastalığı dediğimiz kan şekeri yükselmesi (Hi perlisemi ) gelişmiş olur.

Diyabetik gebe ile diyabetik olmayan gebe arasındaki en önemli fark diyabette ketasiadoz riskinin artmasıdır ayrıca mecvut insülin direncide tabloyu ağırlaştırabilir. Gebelerde insülin gereksinimi gebe olmayanlara göre daha fazladır. Diyabetik gebelerde gebelik öncesine göre özellikler ilk 3 aydan sonra insülin ihtiyacı artmıştır. Diyabetik gebelerde organizmanın artmış glikoz ve insülin ihtiyacının dengelenmesi hem anne hem de çocuk açısından önemlidir. Aksi taktirde bebek iskelet sistemi anomalileri , gebe kadında ise erken doğum,düşük, iri doğum veya ölü doğum yapma riski artmaktadır. Gebe kalmasında yaşamsal risk bulunmayan diyabetik anne adayları fetüsün uygun gebelik gelişimini sağlamak amacıyla gebe kalmadan en az 3 ay öncesinden sıkı bir kontrole alınmalıdır. Diyabette metabolik kontrolün sağlanması ve komplikasyon gelişiminin önlenmesi veya ilerlemenin durdurulması açısından diyabet yaşı küçük, diyabete bağlı organ bozuklukları olmayan genç anne adaylarında risk düşüktür. Diyabet yaşı büyük göz yada sinir sistemi gibi organlarda başlangıç halinde bozukluklar teşhis edilmiş kişilerde, yada ileri yaştaki annelerde ise risk yüksektir.

Organ bozuklukları ilerlemiş diyabetiklerde ise, gebelik bu bozukluğu artıracağı için hamileliğe izin verilmez. İdeal açlıkkan şekeri düzeyi 60-90 mg/dl, tok kan şekeri düzeyi ise 120-130 mg/dl dir. Gebelik döneminde ennaz haftada iki gün kahvaltıdan önce ve 2 saat sonra, öğle ve aşam yemeğinden önce ve gece 11.00 de olmak üzere günde beş kez kan şekeri ölçümü yapılmalıdır. Gebelikte kan şekeri yükselmeden de idrarda şeker çıkabilir(Renal glikozüri). Bu nedenle günlük idrar glikoz takipleri ve aseton takibinin yapılması gerekir. Üst üste iki gün idrarda aseton takip edildiğinde hastanın acilen doktoru ile görüşmesi gerekir.

Diyabet hastalarında gebelik süreci
Gestasyonel diyabetik hastalarda diyabetik kontrol diyet ile sağlanabiliyorsa, tedaviye diyete uyum konrolleri ile devam edilir. Metabolik kontrolü ideal düzeyde olmayan fakat kan şekeri değerleri ideal düzeylerin biraz üzerinde olan hastalarda ve metabolik kontrolü iyi olmayan kan şekeri değişken olan diyabetiklerde vakit geçirilmeden insülin tedavisine başlanmalıdır. Gebeler kesinlikle oral andiyabetik ilaçlar kullanamazlar. Gebelik boyunca kilo alımı 10-13 kiloyu aşmamalıdır. Diyabetik gebeye tecihen 38.haftadan sonra doğum yaptırılabilir. Süre 40 haftayı aşarsa veya fetüsün 4000 gr üzerinde olduğu tahmin ediliyorsa tercihen normal doğum yerine sezeryan uygulanmalıdır. Anne karnında hipoglisemiye mağruz kalan bebek insülin salgılamaya başlar ve doğumdan dahab sonraki zamanda da insülin salgılamaya devam eder. Bu nedenle yeni doğan çocukta en sık görülen metabolik bozukluk, kan şekeri düşüklüğüdür. Doğumu takiben bebeğin kan şekerinin ölçülmesi ve en az iki hafta süre ile sıkı bir şekilde kan şekeri takibi, hipoglisemilerin saptanması tedavisi açısından önem taşır. Bebekte hipoglisemi saptanırsa ya erken beslenme programına alınmalı yada hipoglisemi ağırsa içinde dekstroz bulunan serum verilmelidir.